İslamiyetten Önce Arap Yarımadasında Kurulan Devletler

2008-08-20 13:10:00

İSLAMDAN ÖNCEKİ ZAMANDA ARAP YARIMADASINDA KURULAN DEVLETLER
I. Güney Arabistan’da Kurulan Devletler

A ) Main Devleti (M.Ö. 2400-M.Ö. 700): Yemen’de kurulan devletlerin en eskisidir. Devlet adını başkent olan Main şehrinden almıştır. Mainlilerde ticaret ve tarım gelişmiştir.

Ticaretin bu denli gelişmesindeki en önemli neden ise devletin Akdeniz ülkelerini doğuya Hindistan ve Çin’e bağlayan “Baharat Yolu’nun üzerinde yer almasıdır. Mainliler, Kuzey Arabistan2daki devletlerle sıkı ilişkiler kurmuşlar, Fenikelilerden alfabeyi alarak yeni bir alfabe geliştirmişlerdir. Habeş ve Arap yazıları da bu alfabeden etkilenmiştir.

B ) Sebe Devleti (M.Ö. 700-M.Ö. 115) : Bu devlet Main Devleti’nin tarih sahnesinden çekilmesinin ardından Yemen’de kurulmuştur. Bu devletin en önemli gelir kaynağını ise ticaret teşkil etmekteydi.

Filistin’de yaşayan İbranilerle sıkı ticarî ilişkileri vardı. Süleyman peygamber ve Sebe melikesi Belkıs arasında geçen olay, Tevrat ve Kur’an’da da anlatılmıştır.

Yemen’de bulunan bir kitabede Sebe hükümdarlarının ismine rastlanmıştır. Ziraî konularda da oldukça gelişmiş tekniklere sahip olan Sebeliler, ünlü Ma’rib Seddini inşa etmişlerdir.

Bir diğer rivayete göre ise bu set Himyerîler tarafından inşa edilmiş olup, seddin yıkılmasından sonra burada yaşan ve tarımla uğraşan kabileler kuzeye göçerek Arabistan’ın çeşitli yerlerine dağılmışlardır.

Ticarî faaliyetleri neticesinde Sebelilerin Afrika’da geniş sömürgeler elde ettikleri ve bu arada adını Güneybatı Arabistan’da yaşayan Habasat kavminden alan Habeş Krallığını da kurdukları anlaşılmıştır.

C ) Himyerîler Devleti (M.Ö. 115-M.S.525) : Sebelilerin yerine kurulmuş olan bu devlet Habeşistan, İran ve Roma ile ticarî ilişkiler kurmuştur.

Orta Arabistan’daki Kindelilerle iyi ilişkiler içinde olan Himyerîler, Habeşistan ve Yemen’i işgal etmişlerdir. Bu sıralarda Hıristiyanlık ve Musevilik Arabistan’da rekabet halinde idi.

Bu şartlar altında Himyerîler Musevîleri desteklemişlerdi. Hatta son Himyerî hükümdarı Zûnüvâs, Hıristiyanları Musevî olmaya zorlamıştı. Bu nedenle Hıristiyanlar kendilerinden taraf olan Habeşlilere sığınmışlardır.

Bu durum, üzerine Yemen üzerine yürüyen Habeş kralı Kaleb ela-Asbaha, Zûnüvâs’ı öldürerek Himyeriler Devletine son vermiştir.

Habeşlilerin Yemen valilerinde Ebrehe, Mekke üzerine başarısız bir sefer düzenlemiştir. Daha sonra 570 veya 571 yıllarında (bir diğer rivayete göre 629 yılında) Sasanî kisrası Anuşirevan, Bizans imparatoru Iustinianus taraftarı olan Habeşlileri Yemen’den atmak gayesiyle Vahriz adlı bir kumandan idaresinde denizden bir ordu göndererek Yemen’i ele geçirmiştir.

II. Kuzey Arabistan’da Kurulan Devletler

A ) Nabatîler (M.Ö. 169-M.S. 106) : Başkenti Petra olan Nabatîler, Kuzey Arabistan’da günümüz Ürdün topraklarında kurulan en önemli ve en eski devlettir. Merkezleri bugünkü Akabe şehrinin yakınlarındaydı.

Kayalara oyulmuş evler ve değerli mezarları ile şehrin kalıntıları günümüze kadar ulaşabilmiştir. Nebatîler de, ticaret yolları üzerinde kurulmuş olmanın verdiği bütün avantajları kullanmışlardır. Kendilerine has özel bir yazıları vardı.

Arap alfabesinin de Nebatî yazısından çıktığı söylenir. Devlet, M.S. 106’da Pompeius zamanında Roma’nın yüksek hakimiyetini tanımışlardır. Bu durum yıkılışlarına kadar devam etmiş ve İmparator Traianus zamanında Romalıların Şam bölgesi valisi Palma ve Petra şehirlerini alarak bu devlete son vermiştir.

Bununla birlikte Nebatîlerin bakiyeleri Şam’ın doğusundaki Palmira şehrinde, Orta Fırat bölgesindeki Enbar ve Harda şehirlerinde varlıklarını sürdürmüşlerdir. Hatta bunlardan bazı küçük gruplar Hicaz’ın kuzeyindeki Medyen’e ve Yesrib (Medine)’ye gelip yerleşmişlerdir.

Süryanîler de denilen Aramîler, Şam, Güneydoğu Anadolu ve Kuzey Irak’ta yaşamışlar ve küçük devletler kurmuşlardır. Bunların dünya kültürünün gelişimine önemli katkıları olmuştur.

Dilleri Arapçaya çok yakındı. İslamiyetin ilk dönemlerinde diğer dillerden Arapçaya tercüme yapanların çoğu bunlar arasından çıkmıştır. Aramî yazısı, Arap yazısının ortaya çıkmasında etkili olmuştur. Hatta, bu yazı Sasanîler tarafından kullanılmış ve Uygurlara kadar gitmiştir.

B ) Palmiralılar (Tedmür Krallığı) : Nebatîlerin bakiyeleri tarafından kurulmuş olup, ilk hükümdarı Septimus Odenat’dır. Roma’ya bağlı olarak yaşayan Odenat, Roma kuvvetlerini başında, İmparator Valerianus’u mağlup eden Sasanî kralı Şapur’ur saldırıları püskürterek Medain’de onu mağlup etmiştir.

Dönüşünde emrindeki kuvvetler tarafından imparator ilan edilmiştir. Ancak, kısa süre sonra karısı Zenobia (Zeynep)’in düzenlediği bir komplo neticesinde öldürüldü. Oğlu Vehb el-Lat adına idareyi ele alan Zenobia, Mısır’ı ele geçirmiş, ancak Anadolu üzerine yaptığı seferde Romalılar tarafından mağlup edilmiştir.

273’de Tedmür’ü zapteden Romalılar, Zenobia’yı esir ederek Roma’ya götürmüşlerdir. Tüccar olan Palmiralıların kendilerine has yazıları ve özel bir takvimleri vardı.

C ) Gassanîler : III. yy’ın sonlarında Kuzey Arabistan’da kurulmuştur. Bunlar Yemen Araplarına mensup olup, Ma’rib seddinin yıkılmasından sonra kuzeye göçmüşlerdir. Yarı göçebe olan bu devletin merkezi Golan bölgesindeki Cabiye ve Cıllık şehirleriydi.

Gassanîler, Bizans-Sasanî mücadelesinde Bizanslıları desteklemişlerdir. En büyük hükümdarları olan II. Hâris, 528’de Sasanîlere tabi Hire Lahmilerini mağlup etmesinden sonra Bizans imparatoru tarafından Basileus (kral) unvanıyla taltif edilmiştir.

Gassanîler, Bizans’ın da tesiriyle Hıristiyanlığı kabul etmişlerdir. Monofizit mezhebine (Hz. İsa’da ilahî ve insanî tabiatın birleşerek tek bir tabiat haline geldiğini kabul eden Hıristiyanlık inancıdır.) mensup olan Gassanîler, medenî bakımdan Nebatîler derecesinde rol oynayamamışlardır.

Gassanîlerin son hükümdarı Cebele b. Eyhem, Hz. Ömer devrinde bir ara Müslüman olmuş ise de sonra tekrar Hıristiyanlığa dönmüştür.

D ) Lahmîler (Hire Krallığı ) : III. asrın ortalarında, Irak’taki Hire şehri ve çevresinde kurulmuştur. Gassanîler gibi Ma’rib seddinin yıkılmasından sonra kuzeye göçen Araplara mensuptular.

Ancak, Gassanîlerin aksine Bizans-Sasanî mücadelesinde Sasanîlerin tarafını tutmuşlardır. Hıristiyanlığın Nasturî mezhebine mensuptular. Devlet adını başkent Hire şehrinden almıştı. Bilinen en eski hükümdarları Amr b. Adî (268-288)’dir. Numan b. Aver zamanında Sasanî veliahtı Behram Gûr’un ikameti için en önemli mimarî yapıları olan Havernak inşa edilmiştir.

Sasanî hükümdarı Kubat zamanında Kindelilerin işgaline uğrayan Hire Devleti, Anuşirevan’ın hükümdarlığı devrinde yeniden bağımsızlıklarını kazanmışlardır. En meşhur hükümdarları Münzir b. Maussema (563-586)’dır.

Hire krallığı, Hz. Ebû Bekr zamanında Halid b. Velid tarafından ortadan kaldırılmıştır (633). Gerek Hireliler ve gerekse Gassanîler Arapça konuşmuşlardır. Nabigat el-Zübyanî ve Tarafe gibi cahiliye devri Arap şairlerini himaye etmişlerdir.

E ) Kinde Krallığı : İslamiyetten önce orta Arabistan’da kurulan tek devlettir. Kahtanîlerin bir kolu olup, Yemen asıllı idiler. Daha çok Yemen hükümdarı “Tübba”larla iyi ilişkiler içerisindeydiler.

V. yy.’da kurulan devletin ilk hükümdarı Akil el-Mürar lakablı Hücr b. Amr’dır. Himyerilerin Habeşliler tarafından ortadan kaldırılmasıyla birlikte İranlıların desteğini sağlamaya çalışmışlardır.

Hücr’den sonra başa geçen oğlu Haris bir ara Hire’yi ele geçirmiş, ancak ölümünden sonra iç mücadeleler başlamıştır. Bir kabileler federasyonu olan Kinde Devleti dağılmıştır.

Kinde Devleti’nin yeniden kurulmasını sağlamak üzere meşhur şair İmrü’l-Kays, Bizans İmparatoru Iustinianus’un desteğini sağlamak üzere İstanbul’a gitmiştir. Daha sonra memleketine dönerken 540 yılı civarında Ankara’da ölmüştür.

Görüldüğü gibi devlet tesisi ve birçok medenî kurumlar Araplara yabancı değildi. İslam devletinin kurulmasıyla Araplar geçmişin tecrübelerinden de yararlanarak dünya çapında büyük rol oynamışlardır.



Mustafa CİLASUN

6244
0
0
Yorum Yaz
Flag Counter